Turkish (Turkiye)EspañolRussian (CIS)English (United Kingdom)

1-2-1999

BUGÜNÜN İNSANI

(Açıklama)

Dostlarım;

Şu an Planetimizde yaşam savaşı veren birçok kişi Düşünceleri ve Davranışları ile henüz Bireysel bir Görünüm Sergilemektedir. Ancak, yarınların İnsanı kollektif Bilinci paylaşan Evrimli Varlıklardan oluşacaktır. Hızlı Evrim programları bu neden ile Devreye alınmıştır.

Bu Son Çağda, Allah’ın Tekliği - Evrenin Birliği Projesinde, halen yaptığı Hizmeti Gönül Bütünlüğü ile Devreye almış birçok kişi bile, yaptığı bu Evrensel Görevi bir Gönül Tatmini olarak Devreye almaktadır.

İşte bu neden ile, bugün Sizlere biraz İnsandan, yani kendimizden Bahsetmek istiyorum. Aslında İnsan, çözülmesi çok zor bir ipek çilesidir. Onu anlamak o kadar zordur ki, bunu birçoğumuz belki bugüne kadar Düşünmemişizdir.

İnsan bir Evren, bir Umman olmasına karşın, bazen de Bilincinin Kilidinde Kilitlenmiş küçücük bir Noktadır. Aslında o, Kendine bile Yabancı bir Varlıktır. İnsan bugüne kadar kendini Derinlemesine Tahlil etmediği için, Değişik Kişiliklerin yansıma Alanlarına Girerek, Kendini, Kendi olmadığı bir perspektiften yansıtmaktadır.

Çünkü, bir İnsan ne şekilde Düşünürse o Manyetik Alanın Tesir Sahasına Girenler de aynı Vibrasyondan Etkilenir. Bu neden ile, daima İnsanın önce Kendisi ile Bütünleşmesi, daha sonra da Kendisi ile Barışması tavsiye edilir.

Bugüne kadar Planetimize indirilmiş olan tüm Kutsal Kitaplar İnsanı İnsana kazandırmak için Devreye alınmış Göksel Önerilerdir. Kişisel çatışmalar İnsanın kendisinin bile Bilmediği Gizli Egolarının ve Kıskançlıklarının Çarpışmasından başka bir şey değildir.

Kıskançlık, bir İnsanın kendinde Gördüğü Eksikliğin Ezikliğinden başka bir şey değildir. Ancak, bu Duygunun değişik tarzda kullanılış şekli de Değişik Egoları Devreye alır.

Kişilikler arasındaki Çatışmalar sadece bir kompleks Tatminidir. Evrimli Varlıkta asla Çatışma yoktur. Alınganlık ve Kırgınlık, kendi Varlığının Başkası üzerinde Galebe Çalamayışından Kaynaklanan bir Egonun feryadıdır.

Gizli Egonuz hiçbir zaman mağlup olmak istemez. O daima kendini ön planda Görmek isteyen bir Güçtür. Bu neden ile, daima Saldırı ve Müdafaa ortamında Pusuda bekler.

O, Kendinden zayıf Gördüğü bir kişiye Saldırır, Sert kayaya Çarpınca da ya daha Ajite bir hale gelir, ya da mağlubiyetini Hazmedemediği için üzüntü Denizinde Boğulur. Tüm anlaşmazlıkların kaynağı budur.

Kendini Kendine ispata çalışan İnsan, daima mutsuzluk kapıları Çalacaktır. Kendini Başkalarına İspata çalışan İnsan ise, Evrimsizliklerini Sergileyecektir. Evrimsiz İnsan yaşamını daima Duygularla idame ettirir. Tekâmül, bir İnsanın her şeye Doyum sağlaması ile kazanılan bir Olgudur.

Bir İnsanın mutlu olabilmesi için, Beden Eldivenini Ters Yüz etmesi lâzımdır ki, bu da çok uzun bir zaman Diliminde Evrimsel skalaları Devreye almak ile mümkündür. Buna İç ile Dışın bir olması denir.

Bu Durumda Yunus Felsefesi Geçerlidir. Burada ne Yokluğa Yerinilir, ne Varlığa Sevinilir. Bu Duruma gelen İnsan artık Nötr bir Bilinçtir. Negatif ve Pozitif kutupların Törpülenmesi, İnsanın İnsan ile Evrimleşmesi prensibine bağlıdır.

Bu neden ile, önce Biz kendimiz ile Barışarak Bütünleşip, Evrimleşmeliyiz. Ancak, daha sonra İnsan ile daha ileri Evrim merdivenlerini çıkarız. Düşmanını Bağrına Basabilen bir Bilincin, pozitif Düşüncesi, kendini Evrimleştiren İnsana olan bir Şükranıdır.

İşte bu son Çağda, Bütün İnsanlık bu zor Yolları, Bilinç Aşamalarına göre teker teker Geçerek, Hakiki Kişiliği ile yüz yüze Gelmek ve merhabalaşmak zorundadır. Ancak o zaman İnsan Kendini Tanıyacaktır.

BÜLENT ÇORAK

1-2-1999

BUGÜNÜN İNSANI

(Açıklama)

Şu an Planetimizde yaşam savaşı veren birçok kişi Düşünceleri ve Davranışları ile henüz Bireysel bir Görünüm Sergilemektedir. Ancak, yarınların İnsanı kollektif Bilinci paylaşan Evrimli Varlıklardan oluşacaktır. Hızlı Evrim programları bu neden ile Devreye alınmıştır.

Bu Son Çağda, Allah’ın Tekliği - Evrenin Birliği Projesinde, halen yaptığı Hizmeti Gönül Bütünlüğü ile Devreye almış birçok kişi bile, yaptığı bu Evrensel Görevi bir Gönül Tatmini olarak Devreye almaktadır.

İşte bu neden ile, bugün Sizlere biraz İnsandan, yani kendimizden Bahsetmek istiyorum. Aslında İnsan, çözülmesi çok zor bir ipek çilesidir. Onu anlamak o kadar zordur ki, bunu birçoğumuz belki bugüne kadar Düşünmemişizdir.

İnsan bir Evren, bir Umman olmasına karşın, bazen de Bilincinin Kilidinde Kilitlenmiş küçücük bir Noktadır. Aslında o, Kendine bile Yabancı bir Varlıktır. İnsan bugüne kadar kendini Derinlemesine Tahlil etmediği için, Değişik Kişiliklerin yansıma Alanlarına Girerek, Kendini, Kendi olmadığı bir perspektiften yansıtmaktadır.

Çünkü, bir İnsan ne şekilde Düşünürse o Manyetik Alanın Tesir Sahasına Girenler de aynı Vibrasyondan Etkilenir. Bu neden ile, daima İnsanın önce Kendisi ile Bütünleşmesi, daha sonra da Kendisi ile Barışması tavsiye edilir.

Bugüne kadar Planetimize indirilmiş olan tüm Kutsal Kitaplar İnsanı İnsana kazandırmak için Devreye alınmış Göksel Önerilerdir. Kişisel çatışmalar İnsanın kendisinin bile Bilmediği Gizli Egolarının ve Kıskançlıklarının Çarpışmasından başka bir şey değildir.

Kıskançlık, bir İnsanın kendinde Gördüğü Eksikliğin Ezikliğinden başka bir şey değildir. Ancak, bu Duygunun değişik tarzda kullanılış şekli de Değişik Egoları Devreye alır.

Kişilikler arasındaki Çatışmalar sadece bir kompleks Tatminidir. Evrimli Varlıkta asla Çatışma yoktur. Alınganlık ve Kırgınlık, kendi Varlığının Başkası üzerinde Galebe Çalamayışından Kaynaklanan bir Egonun feryadıdır.

Gizli Egonuz hiçbir zaman mağlup olmak istemez. O daima kendini ön planda Görmek isteyen bir Güçtür. Bu neden ile, daima Saldırı ve Müdafaa ortamında Pusuda bekler.

O, Kendinden zayıf Gördüğü bir kişiye Saldırır, Sert kayaya Çarpınca da ya daha Ajite bir hale gelir, ya da mağlubiyetini Hazmedemediği için üzüntü Denizinde Boğulur. Tüm anlaşmazlıkların kaynağı budur.

Kendini Kendine ispata çalışan İnsan, daima mutsuzluk kapıları Çalacaktır. Kendini Başkalarına İspata çalışan İnsan ise, Evrimsizliklerini Sergileyecektir. Evrimsiz İnsan yaşamını daima Duygularla idame ettirir. Tekâmül, bir İnsanın her şeye Doyum sağlaması ile kazanılan bir Olgudur.

Bir İnsanın mutlu olabilmesi için, Beden Eldivenini Ters Yüz etmesi lâzımdır ki, bu da çok uzun bir zaman Diliminde Evrimsel skalaları Devreye almak ile mümkündür. Buna İç ile Dışın bir olması denir.

Bu Durumda Yunus Felsefesi Geçerlidir. Burada ne Yokluğa Yerinilir, ne Varlığa Sevinilir. Bu Duruma gelen İnsan artık Nötr bir Bilinçtir. Negatif ve Pozitif kutupların Törpülenmesi, İnsanın İnsan ile Evrimleşmesi prensibine bağlıdır.

Bu neden ile, önce Biz kendimiz ile Barışarak Bütünleşip, Evrimleşmeliyiz. Ancak, daha sonra İnsan ile daha ileri Evrim merdivenlerini çıkarız. Düşmanını Bağrına Basabilen bir Bilincin, pozitif Düşüncesi, kendini Evrimleştiren İnsana olan bir Şükranıdır.

İşte bu son Çağda, Bütün İnsanlık bu zor Yolları, Bilinç Aşamalarına göre teker teker Geçerek, Hakiki Kişiliği ile yüz yüze Gelmek ve merhabalaşmak zorundadır. Ancak o zaman İnsan Kendini Tanıyacaktır.

BÜLENT ÇORAK

Hakiki Bilgeler, kendini aramaktan vazgeçip, kendini kendinden silenlerdir.