Turkish (Turkiye)EspañolRussian (CIS)English (United Kingdom)

 

DÜNYA, KOZMİK ENERJİLER VE KIYAMET

(Bir Konuşma)

Dostlarım;

Henüz tam manâsı ile Tespit edilemeyen bir zaman Diliminde, Kozmik Güneşin zaman süreçlerinde Enerjiye Doyum sağlaması sonucu oluşan patlama ile (Big Bang) denilen Olay, meydana gelmiştir.

Bu Durum ile, Atomik Bütün oluşmuş, Kâinatlar Nizamı ve Yaşam yeni Baştan Devreye girmiştir ve bugünlere kadar Gelinmiştir. Bu mevzuu, Size bir misal ile açmak isterim :

Şimdi çok Büyük bir Denize yine çok Büyük bir Göktaşının Düştüğünü Düşünelim. Bu Düşen cismin suya Vurma Hızı ile oluşan ilk Halka, o Taşın Gücü ile Eşdeğerdir.

İşte bu Güçlü İlk Su Halkası, sudaki Atom Çekirdeklerini Harekete geçirerek, Adetleri sayılamayacak kadar Görünür ve Görünmez Enerji Halkalarını meydana getirir.

Merkeze yakın olan bu Halkaların Gücü çok yoğundur. Ancak, bu Halkalar, dalga dalga açılarak Genişler ve Genişledikçe de Güçleri azalır. Daha sonra da, Görünmez ve Hissedilmez olurlar. Ancak, bu Titreşimler, Hissedilmese de Vardır ve yollarına Devam ederler.

Ancak, bu Görünmez ve Hissedilmez Dalgalar , bir zaman sürecinden sonra, öyle bir Enerji Duvarına çarparlar ki, o Çarpış Noktasından sonra tekrar Dalga Dalga Merkeze doğru Geri Dönerler.

Bu Merkez, Big Bang’in patladığı Dönemde oluşturduğu Vortekstir.

Ancak, Son Halkanın çarpmış olduğu bu Enerji Duvarı, her şeyin Son Sınırı Değildir, bunun arkasında da Bilinmeyenler Vardır.

Gözün Görmediği bu Enerji Halkalarındaki Titreşimleri Dünyamız var olduğu andan beri Hissetmektedir. Ancak, bunları üstündeki mevcudat Hissetmez.

Bu Hissedilmeyen Titreşim Dönemlerinde, Dünyamız standart bir Yaşamı ve Oluşumu ile ilgili Aşamaları yaşamıştır.

Bu Hissedilmeyen Dalgalar, bilhassa Algılar üzerinde Etkili olmuştur. Algıların Artışı, her zaman, bu Hissedilmeyen Titreşimlerin Oranı ile Eşdeğer olarak, Düşünce Titreşimlerini Harekete geçirerek, bugünkü İnsani Bilincin Oluşumuna kadar gelinmiştir.

Dünyamız, 1962 yılında, ilk defa Bütünü ile, bir Foton Halkasının Titreşimlerini Hissetti. Bu, Dünyanın ilk Hecmesi idi. Hissedilen bu Enerji Halkası, Dünya ile aynı frekansı taşıdığı için, 1963 yılında ikinci bir Halka ile karşılaşıncaya kadar, standart bir Yaşamı korudu.

Dünyamız, bundan sonra her yıl, bu Hecmeler ile karşılaşarak, Enerji Çemberlerini Daralttı. Çemberlerin Daralışı ile, Enerjiler yoğunlaştı ve bu Baskılı Günlere kadar Gelinmiş oldu.

Dünyamızın bu Durumu, 1000 yıl evvelinden, hatta daha önceleri, Göksel Otoriteler tarafından Biliniyordu. Ve o günlerden beri, Kozmoz kendi Arşivi olan Dünyayı kurtarma yolunda, birçok çalışmaları Devreye aldı.

Kozmoz, yapılacak bu çalışmalar sonucu Dünyanın yaşayacağı olayları, Kutsal Kitaplar ile KIYAMET olarak İnsanlığa bildirdi.

Şimdi, yine Dünyamıza Dönelim. Dünyamızın Enerjisi Pozitiftir. Ancak, üstündeki yaşam hem Pozitif, hem de Negatiftir. Dünya, ilk Varolduğu Dönemden beri, Mağma yolu ile Negatifleri toplar.

Ancak, Planetimizin üst kabuğundaki yaşam, zaman süreçlerinde o kadar Negatif üretmeye başladı ki, Dünyanın Gücünün gün geçtikçe Azalmaya doğru Gittiğini gören Kozmoz, İnsanlığa Evrim Yasalarını tatbik etmek zorunda kalarak, Kutsal Kitaplar ile, Eğitim Programını Devreye aldı.

Bu şekilde, Dünyamız 19 Siklus yaşadı. Biliyorsunuz, her bir Siklus, 26.000 yıldır. Bu kadar zaman sürecinde, İnsan Nesli hâlâ Kozmozun arzu ettiği Skalayı Yakalayamamıştır. Şayet İnsan bu çizgiyi yakalayabilseydi, Kıyamet diye yaşanan bir Dönem söz konusu olmayacaktı.

Dünyamız, yıpranmış, yaşlı bir Dünyadır. O, şu an Big Bang’in yoğun Vorteks Gücü ile çekilirken, Girdiği yoğun Enerji Halkalarının Gücü sonucu, üstündeki tüm mevcudat ile parçalanıp yok olma Tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır.

İşte bu neden ile, Kozmoz, 1900 Hızlı Evrim Programı denilen bir programı Devreye almıştır. Bu 20. yüzyıldır (bu Dönemde, bir asır hiç kimseye, Müdahalesizlik Yasası Gereğince, müdahale edilmemiştir, herkes serbest bırakılmış ve İnsanlığın tüm Bilinç Dataları teker teker kayda alınmıştır).

1900 Hızlı Evrim Programına göre, İlk Siklustan 19. Siklusa kadar, Bilinç Aşaması yapmış tüm Pozitif Öz’leri ve Bilinçleri Kozmoz bu Son Çağda daha ziyade Kadın Bedeni ile Planetimize Transfer etti.

Çünkü, henüz Beyin Gücü ile Çekilemeyen Kozmik Enerjileri Kadında bulunan “Ostrojen Hormonu”, aylık periyotlar ile daha Hızlı bir şekilde çekmektedir. Bu programda, önce Dünyanın Mağmasının bu Enerji ile Takviye edilerek, ilk etapta Parçalanmasını Önlemek söz konusu olmuştur.

Bu hızlı program ile Kadın, her ay çekmiş olduğu Kozmik Enerjiler ile, Mağmanın Enerji Potansiyelini Güçlendirdi. Şu an Mağma, Enerjiye Doyum sağlamıştır. Ancak, artık bu Enerji Dünyanın Kabuğunu zorlamada ve Zelzeleler Dönemini Devreye almaktadır.

Yaşanan bu Özel Çağda, Dünyanın her yerinde yapılan tüm Spiritik Çalışmalarda, Kadın yoğunluğu 3/4, Erkek yoğunluğu ise 1/4’tür. İşte bu neden ile, bu Dönemde Kadın, Direkt Görevlidir.

1960 yılından sonra, İnsanlığın daha çabuk Bilinçlenmesi için, Kozmik Enerjilerin Beyin Gücü ile Çekilme Programı Devreye girerek, Dünyamıza Doğum yolu ile, Galaksi Enerjileri transfer edilmeye başlanmıştır.

Şu an, Teknolojik iletişim Araçları ve bu yolda yapılan Çalışmalar Dünyanın Kozmik Enerji Alanlarında bir yoğunluk oluşturmakta ve bu yoğunluk da Dünyanın Hızını kesmektedir. Bu durum, Manyetik Kutuplarda hafif kaymalara neden olduğundan iklimlerde de Değişiklikler görülmektedir.

İşte Planetimize bu yüzden Kitlevi Uyanış ve Kurtuluş Programı Tatbik edilmektedir. Dünyanın yaşadığı bu Sıkıntılı günlere Kutsal Kitaplar Kıyamet Tâbiri kullanır. Aslında, bu Kıyamet, İnsanlığın Bilinçlenmesi ve ayağa kalkarak Kıyam etmesidir.

Ancak, Dünyanın Hakiki Kıyametine daha 1.5 Milyar Asır gibi bir zaman vardır (verilen Bilgilere göre). Bu Son Çağ’a, Geçiş ve Kurtuluş Çağı denilmektedir. Bilgi Kitabı, bu neden ile, Planetimize bir Hakikat Kitabı olarak verilmiştir.

Dünyamızda oluşturulmuş olan Bütün Spiritik Çalışmalar, yürünen bu Hakikat yolunda İnsanlığa yardım için kurulmuş Odaklardır. Aslında, İnsan, yapılan bunca yardıma lâyık Yüce bir Bilinçtir.

BÜLENT ÇORAK