Turkish (Turkiye)EspañolRussian (CIS)English (United Kingdom)

 

İNSAN VE HÜCRESEL EVRİMİ

(Bir Konuşma)

Dostlarım;

Şu an zor bir Dünyada Hizmet veren İnsanın Doğaya ve yaşadığı ortama uyum sağlamak için vermiş olduğu Yaşam Savaşı hakikaten kutlamaya değer. Çünkü bu Son Çağda İnsanlık, yaşadığı olayların ya Bilincindedir ya da değildir. Bu neden ile sizlerle bazı Bilgileri paylaşmak istiyorum.

Yaşanan bu Özel Çağda her İnsan pozitifleştiği kadar Eşdeğer bir Negatif Gücü de çekebilme Gücüne sahiptir. Çünkü, bu bir Denge Kanunu ve Evrensel bir Programdır.

Planetimizde yaşayan herkes, kendi Kapasitesine göre, bir Çekiş Alanındadır. Ancak, bu Çekişleri her Bünye Evrimlerine paralel olarak, değişik değişik almakta ve Hissetmektedir.

Şu an yaşanan Olayların Negatif etkileri İnsanların kendilerini Rahatsız Hissetmelerine neden olmaktadır. Yaşanan bu Durum o İnsanın Direncini kırıyor gibi görünse de aslında bütün bunlar Güçlerine Güç katmaktadır. Ve bu bir Aşılama Metodudur.

İnsan Evrensel bir Aküdür. Bu Aküyü Doldurmak ve Boşaltmak Bedensel yapının Hücre Şuuru ile Devreye alınmaktadır. Her Hücre Şuuru, kendi Gücüne göre, Kozmik Akımları çeker. Bu şekilde İnsan, Evrimini bu yol ile Tamamlayarak Bilinmeyenlere Kanat açar.

Bu prosesin işleyiş mekanizması ise şöyledir : Önce Hücre Şuuru, Hücre Bilincini uyarır. Hücre Bilinci de, Varlık Şuurunu zorlar. Varlık Şuuru da, Beyin Gücünün Düşünce yolu ile Kozmik Enerji Çekmesini Devreye alır. Bu yol ile, Hücre Şuuru çekilen Enerjiler ile Hücreyi bir Doyuma ulaştırır.

Biyolojik yapıdaki Hücrelerin Koordinatları Düşünce Gücü ile Denetlenir. Ancak, bu Denetim Programı muayyen bir Boyuta kadardır. Bu Boyuttan sonra Devreye girecek olan Boyut frekansları artık Hücre Şuuru ile çekilmeye başlanır. Ve bu yol ile de Hücre Bilinci Devreye girer.

Devreye giren bu Hücre Bilinci, Doyumunu tamamlayarak Varlık Bilinci ile Eşdeğer bir Düzeye gelmek için çaba sarf eder. Varlık Bilinci de Kozmik Yoldan çekmiş olduğu Enerjileri Hücreye yükleyerek yardımcı olur.

Ancak, Hücre Şuuru çekilen bu Enerjilere henüz alışık olmadığı ve henüz bu Enerjiler ile Doyumunu sağlamadığı için, Deposunu bu Enerjiler ile Dolduruncaya kadar Bünyelerde olumsuz etkiler hissedilir. Doyum sağlanınca da bu olumsuzluklar geçer.

Bu Son Çağda bulunduğunuz Boyut Bilinci ile yaşadığınız ortam arasındaki farklılıklar, bazı Bünyelerde Spazmotik Tabloların ve Alerjik Reaksiyonların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Ancak, her Hücre Şuuru kendi Gücüne göre bu akımları çektiğinden, Hücreler arası Koordinatlarda Kopukluk ve Dengesizlik olduğu zaman ciddi hastalıklar Devreye girer.

Bu mevzuu biraz daha açmak isterim: Kâinatlar Nizamında Adetleri sayılamayacak kadar birçok Boyutlar vardır. Ve her Boyutun da kendine Özgü Enerji Katmanları ve Evrim Skalaları mevcuttur.

Bu neden ile, Dünya Planında Evrimini tamamlayacak olan bir Varlığın her Hücresi, Doyumuna ulaştığı bir Boyutun daima bir üst Boyutunun Enerjisini çekerek, o Boyut Enerjisine de Doyum sağlamakla yükümlüdür.

Her bir Hücre, çekiş Gücüne göre, Enerji çekerek Evrimleşir ve zamanla, çekmiş olduğu bu Enerjiye Doyum sağlar. Bu Evrensel bir Programdır. Ve bu Program, otomatik olarak zincirleme devam eder.

Bir Hücrenin Doyumu, çekilen Enerjinin Öz’e fişlenmesi ile gerçekleşir. Ve bu yol ile de, ÖZ EVRİMİ Devreye alınır. Evrimleşen Hücre ulaştığı Boyutun Enerjisini hem Çeker hem de etrafa Vererek Yansıtır.

Bu onun Asal ve Evrensel bir Görevidir. Bu Program, Sistem gereği, Otomatizmaya bağlanır ve her Varlık inisiyaki olarak programını böyle yürütür.

Doyumunu henüz sağlamakta olan Hücre, miktar olarak verdiği Enerjiden biraz daha fazla Enerji çeker. Ve bu çekmiş olduğu Enerjilerin Birikimi ile de Doyumunu sağlar.

Tam Doyuma Ermiş Hücre, artık yansımayı Hücre Yolu ile Devreye almaz.

Artık o, Evrensel yansımasını Öz’ünden Servise alır. Böyle bir durumda Öz, Hücrenin çekim Gücünden daha yüksek bir Frekans ile, Evrim Enerjisini yansıtır.

Ancak, verdiği Enerjiyi Toplaması zaman alır. Bu zamanın kısaltılması Varlığın Ruhsal Evrimi ile Hücresel Evriminin Eşdeğer olması ile alâkalı bir olgudur.

Bir İnsanın Koordinatı, fizik Bedeninde bulunan Hücrelerin Evrimi ile Eşdeğer olunca ancak o zaman Enerji çekebilme Gücünü kazanır.

Yine tekrarlayalım, Hücre Şuuru, bu değişik Boyutların Enerjilerini çekerken, henüz bu Enerjilere alışık olmayan Dünya Bedeni kendini Yorgun, Halsiz ve hatta Hasta gibi hisseder. Ancak, bu bir Aşı’nın yorgunluğudur ve geçicidir.

Aslında, Bizler içinde bulunduğumuz bu Dünya Ortamında yaşarken bu yol ile her Boyutun ayrı ayrı Enerjilerini çekerek hem Ruhsal hem de Öz Evrimimizi tamamlayarak, Bilinmez Boyutların kapılarını inisiyaki olarak açmaktayız.

Düşünce ve İnanç, Evrim ve Bilinç hepsi ayrı ayrı Koordinatlardır. Bu neden ile, bu Kozmik Enerjileri herkes eşdeğer olarak çekemez. Onları almak ancak muayyen bir Boyut Bilincine ulaştıktan sonra Devreye girer. Bu bir Evrim işidir.

Yaşadığımız Çağda İnsanlığın bu Uyanış ve Hazırlanış ortamında özellik ile Kozmik Akımlar ve Evrimsel Enerjiler Planetimize beraber verilmektedir. Aslında, Evrim Enerjileri ile Kozmik Akımlar ayrı ayrıdır.

Kozmik Akımlar Bilinçlendirici ve Rejenere edici akımlardır. Evrimsel Enerjiler ise, bu Kozmik Akımları çekecek bir frekansa bağlı oldukları için Evrimleri Hızlandırıcı bir Güç taşırlar. Bu Evrime ulaşanlar zaman süreçlerinde otomatik olarak olumsuzlukları kendi Güçleri ile Eriterek Rejenere olurlar.

Ancak, bilindiği gibi Dünya çok Hızlı bir şekilde Olumlu ve Olumsuz birçok Boyutlara girmektedir. Bu şekilde Evrenler Temizleniyor, İnsanlar Arınıyor ve Sizler de bu yol ile çok Yüce Makamlara Transfer oluyorsunuz.

Bu Son Çağda, Yaşanan ve Çekilen bütün Sıkıntılar geçicidir. Her şey Dünyanın ve İnsanlığın hayrınadır. Endişe edilecek bir durum yoktur. Bütün bunları Bilelim, ancak Hasta olduğumuz zaman, çalacağımız ilk kapının da Tıp olduğunu asla unutmayalım.

BÜLENT ÇORAK

Her Hücre geçmişe ait sırları taşır, o bir Evren Gücü ve bir Evren Bilincidir. İnsan, Hücre Vibrasyonlarının oluşturduğu Bağ Dokudan oluşan bir Bütündür.